
Yayınlanma: 12 Haziran 2026 16:21
Güncellenme: 13 Haziran 2026 13:05
Bilimsel adı Tulipa Sprengeri olan ve kamuoyunda "yitik Türk lalesi" olarak bilinen bitki, Amasya'da gerçekleştirilen keşifle yeniden gündeme geldi. En son 1896 yılında doğada görüldüğü kayıtlara geçen türün Anadolu'daki varlığının sona erdiği düşünülüyordu.
Yaklaşık 130 yıl boyunca birçok yerli ve yabancı araştırmacı tarafından aranan bitkinin yeniden bulunması, botanik dünyasında önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
İHA'da yer alan habere göre; Amasya'da kapıcılık yapan 51 yaşındaki Ercan Eftelioğlu, hafta sonu çıktığı doğa gezisi sırasında dikkatini çeken kırmızı renkli bir çiçeği fotoğrafladı.
Doğaya ve bitkilere ilgisi bulunan Eftelioğlu, karşılaştığı bitkinin daha önce gördüğü yitik Türk lalesi fotoğraflarına benzediğini fark etti. Uzmanlarla iletişime geçilmesinin ardından yapılan incelemeler sonucu bitkinin gerçekten de Tulipa Sprengeri olduğu tespit edildi.
Eftelioğlu yaşadığı mutluluğu şu sözlerle anlattı:
"Aradan 130 yıl geçmiş. Bitki ilk defa bana denk geldi. Çok mutluyum."
Fotoğrafların, uzmanlara ulaştırılmasının ardından Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Müdürü Salih Sercan Kanoğlu ile Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Eker Amasya'ya giderek bölgede incelemelerde bulundu.
Yapılan çalışmalar sonucunda bulunan örneklerin gerçekten yitik Türk lalesine ait olduğu doğrulandı.
Yitik Türk lalesi ilk kez 1892 yılında Alman bahçıvan Mühlendorff tarafından toplanarak Avrupa'ya gönderildi. Daha sonra bilim dünyasına Tulipa Sprengeri adıyla tanıtıldı.
1896 yılından sonra doğal ortamda bir daha görülemeyen bitki, zamanla kayıp türler arasında gösterilmeye başlandı. Avrupa'daki bazı özel bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilmeye devam etse de Anadolu'da tamamen yok olduğu düşünülüyordu.
Bu nedenle Amasya'daki keşif, türün doğal yaşam alanında hâlâ varlığını sürdürdüğünü ortaya koymuş oldu.
Uzmanlara göre Tulipa Sprengeri'yi diğer lale türlerinden ayıran bazı belirgin özellikler bulunuyor:
Bu özellikler sayesinde uzmanlar bitkiyi diğer türlerden kolayca ayırt edebiliyor.
Uzmanlar, bitkinin bulunduğu alanın kamuoyuyla paylaşılmasının ciddi riskler oluşturabileceğini belirtiyor.
Nadir ve hassas bir tür olması nedeniyle bölgenin korunması amacıyla konum bilgisi gizli tutuluyor. Yetkililer, bitkinin zarar görmemesi ve doğal popülasyonunun korunabilmesi için alanın koruma altına alınacağını ifade ediyor.
Uzun yıllardır kayıp olduğu düşünülen bir bitki türünün yeniden keşfedilmesi, Türkiye'nin biyolojik çeşitliliği açısından önemli bir gelişme olarak görülüyor.
Bilim insanları, Amasya'da bulunan yitik Türk lalesinin çoğalma alanlarının belirlenmesi ve korunması için yeni çalışmalar başlatmayı planlıyor. Keşfin ardından türün Anadolu'daki geçmişi ve yayılışıyla ilgili araştırmaların da hız kazanması bekleniyor.